PISA 2025: Türkiye’nin Fen Bilimlerindeki Başarısı Yükseliyor

PISA 2025 · Türkiye

Fen bilimlerinde OECD ortalamasının üzerinde

Türkiye’nin PISA 2025 fen performansı bize yalnızca bir puanı değil; çocukların bilgiyi kullanma, bilimsel düşünme ve problem çözme becerilerinin önemini de yeniden hatırlatıyor.

494Türkiye fen bilimleri puanı
482OECD fen bilimleri ortalaması
+18Türkiye’nin 2022’ye göre puan artışı
İçindekiler

    OECD tarafından 8 Eylül 2026 tarihinde açıklanan PISA 2025 sonuçları, Türkiye açısından özellikle fen bilimlerinde dikkat çekici bir gelişmeye işaret ediyor. Türkiye’nin fen bilimleri puanı 2022’de 476 iken 2025’te 494 puana yükseldi.

    Aynı değerlendirmede OECD ülkelerinin fen bilimleri ortalaması 482 puan olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye fen bilimlerinde OECD ortalamasının üzerinde bir performans gösterdi ve 2022’ye göre 18 puanlık artış kaydetti.

    Ancak bu sonuçların en önemli tarafı yalnızca puan artışı değil: PISA, öğrencinin bilgiyi ne kadar ezberlediğinden çok, öğrendiği bilgiyi yeni ve gerçek yaşamla ilişkili durumlarda nasıl kullandığına bakıyor.

    PISA yalnızca “Ne biliyorsun?” diye sormuyor

    PISA, 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendiren uluslararası bir araştırma. Değerlendirme; öğrencilerin karmaşık problemleri çözme, eleştirel düşünme, kanıtları değerlendirme ve öğrendikleri bilgileri farklı durumlara uygulama becerilerine odaklanıyor.

    PISA 2025’in ağırlıklı alanı fen bilimleriydi. Fen değerlendirmesinde öğrencilerden yalnızca bir kavramın tanımını bilmeleri değil; bilimsel açıklamalar oluşturabilmeleri, verileri yorumlayabilmeleri, araştırmaları değerlendirebilmeleri ve kanıta dayalı sonuçlara ulaşabilmeleri bekleniyor.

    PISA’nın temel yaklaşımı

    Asıl soru şuna dönüşüyor: “Öğrenci öğrendiği bilimsel bilgiyi, karşısına daha önce görmediği bir problem çıktığında kullanabiliyor mu?”

    Türkiye’nin fen bilimlerindeki sonuçları ne söylüyor?

    OECD verilerine göre Türkiye, PISA 2025’te fen bilimlerinde 494 puan aldı. OECD ortalaması ise 482 puan oldu. Türkiye böylece fen bilimlerinde OECD ortalamasının 12 puan üzerinde yer aldı.

    Öne çıkan PISA 2025 fen verileri

    • Türkiye’nin fen bilimleri puanı 2022’de 476’dan 2025’te 494’e yükseldi.
    • Türkiye’nin üç yıllık fen puanı artışı 18 puan oldu.
    • Türkiye’de öğrencilerin %81’i fen bilimlerinde en az 2. yeterlik düzeyine ulaştı; OECD ortalaması %74.
    • Fen bilimlerinde 5. ve 6. düzey olarak tanımlanan üst performans grubundaki öğrencilerin oranı Türkiye’de yaklaşık %7; OECD ortalaması da yaklaşık %7.
    • Türkiye, 2022 ile 2025 arasında fen, matematik ve okuma alanlarının üçünde birden performansını artıran az sayıdaki ülke ve ekonomiden biri oldu.

    OECD ayrıca Türkiye’de 2015 ile 2025 arasında fen bilimlerinde 2. yeterlik düzeyinin altında kalan öğrenci oranının 25 yüzde puan azaldığını bildiriyor. Bu uzun dönemli değişim, fen performansındaki yükselişin yalnızca tek bir sınav dönemine ait olmadığını gösteren önemli bir veri.

    Önemli bir ayrım

    PISA sonuçları, Türkiye’deki yükselişin doğrudan belirli bir öğretim yönteminden kaynaklandığını kanıtlamaz. Bu nedenle “puan artışı proje tabanlı öğrenme sayesinde oldu” demek doğru değildir. Ancak PISA’nın ölçtüğü beceriler ile uygulamalı, araştırmaya dayalı ve proje temelli fen eğitiminin geliştirmeye çalıştığı beceriler güçlü biçimde örtüşür.

    Fen bilgisini bilmek mi, kullanabilmek mi?

    Bir çocuk elektrik devresinin tanımını ezberleyebilir. Ancak eline bir pil, LED, kablo ve farklı malzemeler verildiğinde çalışan bir devre kurması istendiğinde yalnızca bilgi yeterli olmaz.

    Çocuk bir düzenek kurarken ne yapar?

    1. Önce nasıl çalışabileceğine ilişkin bir tahminde bulunur.
    2. Malzemeleri ve bağlantıları dener.
    3. Sonucu gözlemler.
    4. Düzenek çalışmıyorsa nedenini sorgular.
    5. Bir değişkeni değiştirerek yeniden dener.
    6. Sonunda elde ettiği sonucu açıklamaya çalışır.

    Bilgi, çocuk onu kullanmaya başladığında ezberlenen bir içerikten problem çözmek için kullanılan bir araca dönüşür.

    PISA’nın bilimsel okuryazarlık yaklaşımının önemli bir bölümü de tam olarak burada bulunuyor: bilimsel fikirleri ve kanıtları kullanmak, verileri yorumlamak, araştırma süreçlerini değerlendirmek ve ulaşılan sonucu gerekçelendirebilmek.

    Proje yaparak öğrenme neden önemli?

    Bir bilim veya STEM projesinde ortaya çıkan fiziksel ürün çoğu zaman sürecin yalnızca görünen kısmıdır. Asıl öğrenme, çocuk o ürüne ulaşmaya çalışırken gerçekleşir.

    Bir köprü tasarlayan, bir devre kuran, ışığın kırılmasını farklı merceklerle gözlemleyen ya da hareket eden bir model geliştiren çocuk; yalnızca bir etkinliği tamamlamaz. Soru sorar, tahmin yürütür, dener, hata yapar, nedenini araştırır ve çözümünü yeniden düzenler.

    Yaparak öğrenmenin özü

    Etkili bir uygulamalı fen etkinliği çocuğun önüne malzemeleri koyup “hadi yap” demek değildir. İyi tasarlanmış süreç merak ettirir → düşündürür → yaptırır → gözlemletir → sorgulatır → yeniden denetir → açıklatır.

    Proje tabanlı öğrenme ve araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme üzerine yapılan çalışmalar, doğru yapılandırıldığında bu yaklaşımların öğrencilerin öğrenme çıktıları üzerinde olumlu etkiler oluşturabildiğini gösteriyor. Burada özellikle öğretmen rehberliği, doğru soru yönlendirmeleri ve etkinliğin öğrencinin seviyesine uygun tasarlanması önem taşıyor.

    PISA ile uygulamalı bilim arasındaki bağlantı nerede?

    PISA soruları bilimsel bilgiyi çoğu zaman bir bağlam içerisinde kullanmayı gerektiriyor. Sağlık, çevre, teknoloji, doğal olaylar veya günlük yaşamla ilişkili bir durum veriliyor ve öğrenciden sahip olduğu bilimsel bilgiyi bu yeni durumda kullanması bekleniyor.

    Bu nedenle çocukların erken yaşlardan itibaren…

    • deney yapması,
    • neden-sonuç ilişkisi kurması,
    • gözlem yapması ve veri toplaması,
    • tahmin yürütmesi,
    • bir çözüm üretip bunu test etmesi,
    • sonuçlarını kanıta dayanarak açıklaması

    yalnızca fen dersini daha eğlenceli hâle getiren uygulamalar değildir. Bunlar aynı zamanda bilimsel düşünmenin temel alışkanlıklarıdır.

    Doğru sonucu bulmak kadar süreç de önemli

    Uygulamalı bilim eğitiminde çocuk yaptığı deneyde her zaman beklenen sonucu elde etmeyebilir. Fakat bu durum da öğrenmenin değerli bir parçasıdır.

    “Devrem neden çalışmadı?”, “Köprüm neden yıkıldı?”, “Bu malzeme neden daha fazla su emdi?” veya “Işık neden burada farklı kırıldı?” gibi sorular öğrenciyi hazır bilgiyi tüketen kişi olmaktan çıkarıp bilginin peşinden giden kişiye dönüştürür.

    Bilimsel düşünmenin doğal döngüsü

    1. Soru sor.
    2. Tahmin et.
    3. Dene.
    4. Veriyi ve gözlemi değerlendir.
    5. Sonucu açıkla.
    6. Gerekirse yeni bir soruyla yeniden başla.

    PISA 2025 bize gelecek için ne söylüyor?

    Türkiye’nin PISA 2025’te fen bilimlerinde OECD ortalamasının üzerine çıkması önemli bir gelişme. Ancak eğitimin hedefini yalnızca bir sonraki PISA değerlendirmesinde daha yüksek puan almak olarak görmek yeterli değil.

    Asıl hedef; merak eden, soru soran, kanıt arayan, üreten, deneyen, hata yaptığında yeniden düşünen ve öğrendiği bilgiyi gerçek hayatta kullanabilen çocuklar yetiştirmek olmalı.

    Çünkü gelecekte çocukların ihtiyaç duyacağı temel beceri yalnızca bilgiye sahip olmak değil, o bilgiyle ne yapacağını bilmektir.

    Bilim çocuk için “izlenen” değil “yapılan” bir şeye dönüştüğünde

    Bir bilimsel kavramı okumak değerlidir. Öğretmenden dinlemek değerlidir. Bir videoda görmek de değerlidir. Fakat çocuk o bilgiyi kendi elleriyle deneyimlediğinde öğrenme başka bir boyuta geçer.

    Bir devreyi kendi kurduğunda elektrik artık yalnızca kitaptaki bir şema değildir. Bir mercekle ışığın yönünü değiştirdiğinde kırılma yalnızca ezberlenen bir tanım değildir. Bir düzenek tasarlayıp çalıştırdığında kuvvet, enerji, hareket veya denge günlük yaşamın bir parçasına dönüşür.

    Bilim Sepeti olarak önemsediğimiz yaklaşım da tam burada başlıyor: çocuklara yalnızca bilimsel bilgiyi anlatmak değil; onların soru sorduğu, denediği, gözlemlediği ve ürettiği öğrenme deneyimleri oluşturmak.

    Bilimi yalnızca okumak değil, deneyimlemek için

    Çocukların merakını uygulamalı bilim etkinlikleriyle destekleyen Bilim Sepeti dünyasını keşfedin.

    Bilim Sepeti’ni keşfet →

    Sonuç: Bilgiyi kullanabilen çocuklar

    PISA 2025 sonuçları Türkiye’nin fen bilimlerindeki gelişimini ortaya koyarken, aynı zamanda bilim eğitiminde hangi becerilerin giderek daha önemli hâle geldiğini de hatırlatıyor.

    Bilimsel okuryazarlık; yalnızca formülleri, kavramları veya doğru cevapları bilmek değil. Öğrendiğini yeni bir durumda kullanabilmek, kanıtı değerlendirebilmek, soru sorabilmek ve çözüm geliştirebilmek demek.

    Merak et. Sor. Dene. Gözlemle. Üret. Yeniden dene. Bilgi, çocuk onu kullandığında gerçek bir öğrenmeye dönüşür.

    Sık sorulan sorular

    PISA 2025’te Türkiye fen bilimlerinde kaç puan aldı?

    OECD verilerine göre Türkiye, PISA 2025 fen bilimleri değerlendirmesinde 494 puan aldı. OECD ülkeleri ortalaması 482 puandı.

    Türkiye’nin fen puanı PISA 2022’ye göre arttı mı?

    Evet. Türkiye’nin fen bilimleri puanı PISA 2022’de 476 iken PISA 2025’te 494’e yükseldi. Bu, 18 puanlık bir artış anlamına geliyor.

    PISA fen bilimlerinde neyi ölçüyor?

    PISA fen değerlendirmesi yalnızca bilgi hatırlamaya değil; bilimsel olayları açıklama, bilimsel bilgi ve kanıtları kullanma, verileri yorumlama, araştırmaları değerlendirme ve bilgiyi farklı durumlara uygulama becerilerine odaklanıyor.

    PISA başarısı proje tabanlı öğrenmeden mi kaynaklanıyor?

    PISA sonuçları tek başına böyle bir nedensellik göstermiyor. Türkiye’nin puan artışını doğrudan proje tabanlı öğrenmeye bağlamak doğru olmaz. Bununla birlikte proje, deney ve araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme süreçlerinde geliştirilen birçok beceri, PISA’nın değerlendirdiği bilimsel düşünme ve problem çözme becerileriyle örtüşüyor.

    Yaparak öğrenme fen eğitiminde neden önemlidir?

    Yaparak öğrenme; öğrencinin tahmin etmesine, gözlem yapmasına, bir çözümü test etmesine, hatalarını değerlendirmesine ve elde ettiği sonucu açıklamasına fırsat verir. Böylece bilimsel bilgi yalnızca ezberlenen değil, kullanılan bir bilgiye dönüşür.

    Kaynaklar

    PISA 2025 Fen bilimleri Bilimsel okuryazarlık Yaparak öğrenme STEM Proje tabanlı öğrenme
    Bilim Sepeti Okto